Ahmet Esat Tomruk, İngiliz Kemal lakabıyla anılan Türk ajan,casus  
1887, İstanbul - ö. 14 Şubat 1966)
İngiliz Kemal (Ahmet Esat Tomruk) 1887 yılında İstanbul’da doğdu. 5 yaşında annesini kaybetti. Lise eğitimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlayan İngiliz Kemal üniversite eğitimini de tamamladı. Boksa lise yıllarında merak salan İngiliz Kemal, İngiltere’de profesyonel bir boksçu oldu. Zeki ve başarılı bir öğrenciydi. İngilizceyi ortalama bir İngiliz’den çok daha iyi konuşuyordu. Ayrıca Fransızca,Rumca ve İtalyancası da çok iyiydi. Üniversiteyi bitirince Avrupa’yı gezdi. Kendini o kadar geliştirdi ki onu hem fiziken hemde kültür bakımından bir Avrupalı’dan ayırmak mümkün değildi. 
1914 yılında İstanbul’a gelerek İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. Teşkilat-ı Mahsusa’da görev aldı. Teşkilatçılık ve çetecilik konusunda kendini geliştirdi. Ünlü ittihatçılardan Kara Kemal ile Dramalı Rıza Bey'lerden çetecilik dersleride almıştı.
I. Dünya Savaşı sırasında casusluk yaptı. Bunlardan en çok bilineni Kutül Ammare'de Türkler tarafından esir alınan İngiliz Generali Townshend'in yanına hapsedilerek ondan gerekli bilgileri almaya çalışmasıdır.
İstanbul işgal edilince kimliğini gizleyen İngiliz Kemal boksa devem etti. Bu sayede İstanbul halkının dikkatini çekti.
İngilizler tarafından tutuklanan İttihatçılara kaçırmaya çalışırken yakalandı ve tutuklandı. İşkencelere maruz kaldı. İlk firar çabasında Çanakkale Boğazı’nda yakalandı. İstanbul’da tekrar hapse atılan İngiliz Kemal bir süre sonra Çanakkale’ye nakledildi. Çanakkale’deki Müslüman İngiltere askerlerinin sempatisini kazandı ve bu sayede firar ederek Anadolu’ya geçti. 
Balıkesir'den, Bandırma'ya papaz kılığında giderek, orada karargah kurmuş Anzavur Ahmet ve ayaklanıcıları ve yabancı güçleri teftiş etmiş ve foyası ortaya çıkınca bin bir macera yaşayarak kendisini kurtarmayı bilmiştir. Ethem bey güçlerinin, Anzavur'u dağıtmasına yardımcı olacak çok kıymetli bilgiler edinmiştir.
Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’ye katıldı. Mustafa Kemal ile görüşme fırsatını buldu. İsmet İnönü’nün huzurunda tabanca, bayrak ve Kur'an üzerine elini koyarak, sadakat yemini etti. 
Rivayete göre İsmet İnönü ile şöyle bir anısı vardır ;
İsmet Paşa Esat Tomruk’u Yunan cephesinin gerisine ,izmire göndermek için makamına çağırır, Tomruk’un methini duymuştur bu arada yankesicilik yaptığını da duyduğundan pek meraklanmıştır, Esat Tomruk’a bunları nasıl yaptığını anlatmasını ister, Esat Tomruk yunan cephesinin gerisinde yapacaklarını anlatmaya başlar bunun için gereksinimi olduğu şeyleri sıralar sonra birden Paşaya saatin kaç olduğunu sorar, İsmet paşa elini cebine atar saate bakmak için lakin saat yerinde yoktur, Esat beğ bu arada büyük bir hünerle paşanın saatini aşırmış ve cebine atmıştır çoktan... Bu olay İsmet Paşayı oldukça eğlendirir onu gereksinimlerinin karşılanması için zamanın genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak Paşaya gönderir, Fevzi Paşa ödenek yokluğundan bahsedip Esat Beğ'e ancak 150 lira verebileceğini söyler.
Esat Beğ bu durumu hiç sorun yapmaz kabul eder ve hemen İstanbul’a Amerikan pasaportu çıkarmak için yollanır, İstanbul’da kuyumcu vitrinine bakan zengin bir Rum dan çarptığı 2000 lira ile bu işi de halledip İzmir e geçer orada Amerikalı gazeteci ve filmci Harry Willy olarak Yunan cephe komutanı kızını ayartıp Cephe komutanı ile yakın ilişkiler içerisinde olur,daha sonrasında bu ilişkinin de verdiği kolaylıkla Yunan cephesini gezmişliği ve bunları Ankara'ya bildirmişliği de vardır.
İzmir’e geçerek vatani görevine başladı. Kendini Amerikan gazeteci olarak tanıttı. Gece hayatlına girerek Yunan subayları ve eşleriyle samimiyetini arttırdı. Ankara’ya bu sayede birçok bilgi sızdıran İngiliz Kemal bir ihbar sonucu yakalandı. Bu tutuklanışında Türkçe konuşmayarak kimliğini gizledi ve bu sayede de onu yargılayan hakimlerin kafasını karıştırdı. Yunanistan’a nakledilince Atina’daki hapishaneden kaçtı ve İzmir’e döndü.
Amerikalı gazeteci Harry Willy ,Trablusgarp göçmeni İtalyan vatandaşı Mehmet Sait, Bolşevik Lui ve daha niceleri... Kurtuluş savaşı esnasında ki görevinde kullandığı isimlerden bazıları
Elbette bir Amerikalı olmak ve de Yunan Cephe komutanının kızı ile sevgili olmak kolay iş değildir para suyunu çeker..Film çekme bahanesi ile gittiği Rodos adasında kumar oynayan zengin Rum ve Türkleri tabiri caizse yolar ve 20 bin lira ile İzmir’e döner.
Milli mücadele yıllarında Milli Cepheye savaş açıp Yunan ordusuna sığınan Çerkez Ethem ve adamları tarafından tanınır ardından kimliği deşifre edilir ve tutuklanır, bu tutuklanışında Türkçe konuşmayarak kimliğini gizler ve bu sayede de onu yargılayan hakimlerin kafasını karıştırır. Yunanistan’a nakledilince Atina’daki hapishaneden kaçar ve İzmir’e döner.
(Yunan hapishanesinde Komünist bir örgüt kurup büyük bir ayaklanma çıkarmıştır)
Esat bey maceracı, akıllı, acar ve deyimi yerindeyse şeytana pabucu ters giydiren birisidir. Anzavur ayaklanmasının bastırılmasından, Burdur-Antalya hattında ortaya çıkardığı casusluk örgütüne, Yunan askeri hapishanesinde Komünist örgüt kurup ayaklanma çıkarmaktan, Amerikalı gazeteci olarak Yunan cephe hattını gezmeye kadar akla hayale gelmeyecek bir dolu macera yaşamıştır. 
Ahmet Esat Bey, 1924 yılında Genelkurmay’daki istihbarat görevinden ayrılmış; Milli Mücadele dönemini içeren anılarını yazıp yayınlamıştır. Ahmet Esat Bey, başkente dönünce kendi deyimiyle “herkesin cemaziyelevvelini (gizli saklısını) bildiğinden”, kendisinden çekinilen bir kişi olmuştur. Hakkında türlü türlü dedikodular çıkarırlar. Kimi Vahdettin yanlısı, hilafet yanlısı, kimi de hanedan üyesi gibi göstermeye çalışır. Bütün bu dedikodulara kulak asmayan Ahmet Esat Bey, İstanbul’a yerleşir. Dört yabancı dil bildiğinden tercümanlık yapmaya başlar; bazen de turizm rehberliği gibi işlerle uğraşır. Bu arada 1932 yılına kadar da hafif sıklet boks şampiyonluğunu kimseye bırakmaz. 1932 yılında boksu bırakır. Yüzme ve yelken sporuyla ise, yaşlılık dönemine kadar devam eder. Ahmet Esat Bey’e soyadı kanunu ile boks sporundaki başarısı ve vurduğu sert yumruklardan dolayı “Tomruk” soyadı verilmiştir.
Ahmet Esat Bey, II. Dünya Savaşı çıkınca tekrar aranan bir kişi olur. Balkan ülkeleriyle Avrupa ülkelerinin’de Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir istihbarat görevlisi olarak çalışmış; topladığı bilgileri Ankara’ya göndermiştir. Savaş bitince tekrar ülkeye geri dönmüş, hayatını yine İstanbul’da sürdürmüştür.
Türkiye’ye döndükten sonra, bir müddet Anadolu Ajansı’nda görev yapmıştır.
 
Ahmet Esat Tomruk uzun yıllar İstanbul Hilton Oteli’nin baştercümanlığını yapmış; fırsat buldukça da turist kafilelerine rehberlik ederek İstanbul’u tanıtmıştır. Ahmet Esat Tomruk bundan sonra hayatının büyük bölümünü İstanbul’da geçirmiştir. Ömrünün sonlarına doğru büyük sıkıntılar içerisine düşmüş; Emekli Sandığı’na yaptığı müracaat sonunda Vatana Hizmet Tertibi’nden, kendisine aylık 500 lira verilmesi kararlaştırılmıştır. 26 Haziran 1964 tarihinde kabul edilen kanunda şu maddelere yer verilerek kendisine maaş bağlandığı belirtilmekte idi:
 
 
 
 
 
Kanun no: 487 kabul tarihi : 26/6/1964
Madde 1 — millî mücadele kahramanlarından olup fevkalâde hizmetleri görülen ingiliz kemal namiyle mâruf ahmet esat tomruk'a hayatta bulunduğu müddetçe vatanı hizmet tertibinden (500) lira aylık bağlanmıştır.
Madde 2 — bu kanun yayımını takıbeden ay başından itibaren yürürlüğe girer.
Madde 3 — bu kanunun hükümlerini maliye bakanı yurütür.
1/7/1964; 8 temmuz 1964 resmi gazete sayı: 11748
 
 
1966 yılında ölen İngiliz Kemal lâkaplı Esat Tomruk’un kendisinin anlatıp yazdırdığı beş kitap var: İngiliz Kemal Milli Mücadele­de, İkinci Dünya Savaşı Maceraları, İngiliz Kemal Ortadoğu’da, Kıbrıslı Çetecilere Karşı, İngiliz Kemal Lawrence’a Karşı.
 
Aziz milletimiz Esat Beğ ve nice isimsiz kahramanları unutmayacaktır.
Ruhları Şad Olsun.       
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.