“Türkler sadece savaşmayı bilir, ne yapmışlar ki başka?”
“Türkler barbardır.”
“Türkler sürekli fetih politikası izlemiş dünyaya hiçbir zaman bir katkı sunmamıştır.”

Öyle mi? Pek âlâ…


Bugünkü Alman, Fransız, Polonyalı (Leh), Prusyalı, Çek, Slovak gibi Avrupa milletlerinin ecdadı olan kavimler, Hun Türkleri ile olan ilişkileri sayesinde giyim-kuşam ile çeşitli sanat tekniklerini öğrenmişler ve işlemeli kaftanları, kemerleri, tokaları, aynaları Hunlar sayesinde tanımışlardır. O zamanlar iç çamaşırını bilmeyen Romalılar, karşılarında ketenden dokunmuş ve dikilmiş gömlekle gördükleri Hunlardan iç çamaşırı ve gömleği alarak kullanmışlardır.


Atı Türkler evcilleştirmiştir.
Bu sayede sadece savaş meydanlarında değil yük ve yolcu taşımacılığına da büyük katkıda bulunmuşlardır.


Kavimler Göçü’ne neden olup da şu anki Avrupa’nın siyasî ve coğrafi temellerini dolaylı yoldan olsa da atan Türklerdi.


Karahanlılar döneminde el zanaatları da oldukça gelişmişti. Sadece kılıç, mızrak, ok-yay, kama gibi savaş aletleri değil, aynı zamanda renkli cam imalatı ilk bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu dönemde kâğıt üretimi de yaygındı. Üretilen kâğıtlar Arap Halifeliği ve Doğu Roma İmparatorluğu’na ihraç ediliyordu.


Kayseri’de bulunan Gevher Nesibe Darüşşifası ve Tıp Medresesi dünyanın ilk tıp fakültesi olarak anılır. 1206 yılında hizmete girmiştir. Ayrıca NASA, 1993’te Venüs’teki bir tepeye Gevher Nesibe Sultan adını vermiştir.


Amerikalı uzmanlara göre MÖ 2500-1000 yıllarında mumyalanmış cesetlerin üzerinde at kılı ile dikilmiş ameliyat iplerine rastlanmıştır. Bu bilgiye göre Türkler, dünyadaki en eski ameliyatlardan birini gerçekleştirmiştir.


Avrupalıların birbirini yediği dönemlerde Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri Eyüp’te İl Halk Kütüphanesi kurdurmuştur.


Hakkında pek bilgi bulunmasa da Hezârfen Ahmed Çelebi Galata’dan uçarak belki de uçak teknolojisine önayak olmuştur...


Hezârfen’le aynı dönemde yaşayan Legâri Hasan ÇelebiBen İsa peygamberle görüşüp geleceğim Padişahım!” diye kendini füzeyle uçurması belki de uzaya yolculuk hakkında ilham vermiştir...


Cahit ARF’ın matematik alanında yaptığı Arf Değişmezi dünyaca kabul görmüş bir değerdir.


Türk bilim adamı Ali Erdemir, karbon film kaplama yöntemini bulmuştur. Bu sayede motorlarda ve makinelerde sürtünme katsayısı sıfıra inmekte, enerji kullanımı azalmakta, dişlilerin ömrü artmaktadır. Füze rampalarından tutun da uzaydaki uyduların hareket edebilen aksamlarına kadar birçok yerde kullanılmaktadır.


Geleceğin iç mekân ve otomotiv aydınlatma sistemi olarak temel oluşturan nanokristaller ile ayarlanabilen beyaz ışık üretimi Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ve ekibi tarafından bulunmuştur. Günümüz ampulleri ısıyı ışığa dönüştürürken bu nanokristalli ledler elektriği direkt ışığa dönüştürüyor ve %90 oranın enerji tasarrufu sağlanmış oluyor.


Ankaferd BloodStopper, vücut dışı yaralanmalar, travmatik kesikler, diş operasyonları, spontan ya da cerrahi girişimler sonrası oluşan minör ve majör kanamaların durdurulmasında kullanılan tıbbi bir üründür. T.C. Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı ilk Türk ürünüdür.

 

Aziz Sancar’ın geliştirip ismini koyduğu “maxicell” tekniği ile buluşunu yapıp ismini koyduğu “excinuclease/excision nuclease” enzimi terimleri Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü'ne girmiştir.

 

Yoğurt, ayran, boza, börek, gözleme, döner, güllaç, kaval, mesir macunu, cura, cümbüş, yaylı tambur gibi icatlarımızı saymaya artık gerek bile yok. Yukarıda belirtilen icatlar gibi yüzlerce sayılabilir. Bu icatlarımızı yazmaya kalksak sayfalar sürer. Türklerin neler yapabildiğini göremeyenlere bunların yetebileceğini düşünüyorum, yetmezse yine görüşürüz.

 

Türkiye Cumhuriyeti üzerinde yaşayıp da kendi ırkını ve kendi milletini aşağılayan ezik varlıklar kadar dünya üzerinde kimseyi göremezsiniz. Bayılırlar mağdur dili ve edebiyatına, bayılırlar ezikliğe… “Adamlar yapıyor abi yaaaa.” diye övünürler ama kendi yaptıklarını göremezler. “Türkler şöyle barbar, Türkler sadece savaşçı…” gibi safsatalarla akılsızlıklarına akılsızlık katarlar. Aslında sadece savaşlarımızı saysak bile yeterli çünkü savaşmak büyük bir sanattır ve Türkler bu konuda kimsenin eline su dökemediği büyük sanatçılardır. Şu aşağılık kompleksindeki insanların ve üstlerine lanet yağasıca Türk düşmanlarının başlarına Türkler kadar taş düşse de onlar da rahatlasa biz de… Her yerde karşımıza çıkabilir bu tarz ahmaklar. O yüzden siz görün atalarımızın ve bilim adamlarımızın neler yaptığını, duyun, bilin, anlatın.


"Türk tarihi engin ve şereflidir. Türklerin, bazı uluslar gibi, kendilerine ecdat yaratmasına gerek yoktur."
(Macar Türkolog Lazslo Rasonyi)


twitter.com/PaksoyAlp

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.