Devlet Bahçeli ve Tuğrul Türkeş VIP Salonda Ne Konuştu

Geçtiğimiz günlerde satışa çıkan, Kağan Bahadır Küçükalcan imzalı “MHP’nin En Uzun Yılı 1997” adlı kitapta, bugüne kadar konuşulmamış bir iddia ortaya kondu.

 MHP’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in vefatından sonra yapılan ilk kongrede yaşanan çok adaylı seçimde, koltuğu kazanması beklenen iki aday arasında gerçekleştiği iddia edilen görüşme, bu kitapla ortaya çıktı.

 

İlk tur oylaması sonrasında en çok oyu alan Tuğrul Türkeş ile ikinci sıradaki Devlet Bahçeli arasında olduğu iddia edilen görüşmeyi, o salonda yer alan dört kişiden ikisi doğruladı. Dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı Hakan Ünser ve bir önceki başkan Azmi Karamahmutoğlu, kitabın “Dönemin Tanıkları Anlatıyor” adlı bölümünde bu görüşmeyi anlattı. İki ismin ortak iddiasına göre Devlet Bahçeli, 18 Nisan 1997 günü kongrenin yapıldığı salonun VIP bölümünde Tuğrul Türkeş’e ikinci tura ayrı ayrı gitmeyi teklif etmiş, ancak daha sonra diğer adaylarla birlikte hareket edip onların Bahçeli lehine çekilmelerini sağlamıştı.

 

İki ismin, o görüşme hakkındaki anıları kitapta şöyle yayınlandı:

Azmi Karamahmutoğlu: Devlet Bey bizim bulunduğumuz odaya geldi. Tek olarak geldi. Biz, yalnız konuşacaklarını düşünerek odayı boşalttık. Dört kişi­ydik. İkisi yan yana aynı kanepede oturuyorlardı. Saat artık gece yarısına geliyordu. Sohbetin peşrev kısmından sonra Tuğrul Bey açık açık sordu. “Hocam artık bu insanları bekletecek miyiz yok­sa oturup konuşalım mı?” dedi. Devlet Bey anlamazlıktan geldi. Tuğrul Bey soruyu tekrar etti. Onun üzerine Devlet Bey “İkinci tura da tek tek girelim, ondan sonra oturup konuşalım.” dedi. Tuğrul Bey’in cevabı “Hay hay” oldu. Biraz daha sohbetten sonra odadan çıkıldı.

Biz memnunduk. Belli ki ikinci turda da herkes almış oldu­ğu oyu alacaktı ve üçüncü tura giderken az alan, çok alan lehine çekilecekti. Fakat Devlet Bey’in odadan çıkışının üze­rinden on – on beş dakika geçmeden ekranda bir görüntü belirdi. Ben o sırada odadayım, televizyondan izliyorum. Beş aday el ele tutuşmuşlar kürsüye çıkıyorlar.

 

Hakan Ünser: Tuğrul Bey içeride oturuyor. Geniş bir odaydı. Devlet Bey geldi. Ben Devlet Bey’i karşıladım. Oraya kimseyi almayalım diye adam diktim ama Azmi Başkan da geldi. Azmi Başkan da Devlet Bey’in arkasından girdi. O içeri gelince bir şey diyemedim. Görevlilere “Kapatın kapıyı!” diye seslendim. Tuğrul Bey koltuktan kalktı, ortada buluştular. Tokalaştılar. Dördümüz ayaktayız. Tuğrul Bey; “Hocam şimdi ne yapıyoruz?” dedi. Devlet Bey de “İkinci turu bir görelim Tuğrul Bey.” dedi. “Tamam” denildi ve görüşme burada bitti. Ben bu kadar kısa süreceğini beklemiyordum, uzun uzun değerlendirme yapacaklarını tahmin ediyordum. Bunun üzerine Tuğrul Bey bana dönüp “İkinci tur hazırlıklarını yap.” dedi.Ben, ikinci tur hazırlıkları için geri dönerken salondan bir gürültü koptu. “Ne oluyor?” diye etrafa bakıyordum, VIP’den tribünlere doğru çıktım. Bir baktım, diğer adaylar el ele kürsüye gidiyorlar. Ramiz Ongun kürsüde “Ülkücü irade tecelli etmiştir.” diyor. Ülkücü irade böyle tecelli etmez. Bu yaşıma geldim hâlâ aynı fikirdeyim. Ramiz On­gun’un o hareketi olmasaydı o olaylar olmazdı. Bu laf çok tahrik etti.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.