1 Kasım 2015 seçimleri sonrasında MHP içinde başlatılan ‘muhalif hareket’ kurulan-kurulamayan kurultaylar, bir darbe girişimi, Gemerek mahkemeleri vs. sebeplerle 25 Ekim 2016’da ‘İyi Parti’nin kurulması ile neticelendi.
Yeni kurulan İyi Parti’nin, basında yayınlanan parti programında yer alan Türkiye Milletvekilliği ile ilgili şu satırlar oldukça dikkat çekicidir:
“Çoğulcu ve katılımcı bir demokratik siyasi düzen için her partinin TBMM’de temsili gerektiği düşüncesiyle; milletvekili seçimlerinde genel seçim barajı %5 e düşürülecek; anayasa değişikliği ile partiler arasında aldıkları oy oranlarına göre, baraj şartı aranmaksızın, nispi olarak paylaştırılacak şekilde 100 kişilik Türkiye Milletvekilliği ihdas edilecektir..”
Türkçü Dergi için yazmayı düşündüğüm, ancak basımına ara verildiği için taslak hâlinde kalan ve Türkiye’nin yönetim sistemi için zaruri bulduğum bu sistemin bir parti tarafından dile getirilmesini memnuniyetle karşıladım. Daha evvel yaptığım konferanslarda da sıkça tekrarladığım bu sistemi, İyi Parti’nin nasıl uygulayacağını bilmiyorum. Parti, şayet bu programın detaylandırmasını yapmamışsa bu makale onlara yardımcı olabilir.
Her şeyden evvel ‘Türkiye Milletvekili ne demektir?’ sorusuna bir cevap arayalım. Bu sistem, aslında fiili olarak kullanılan ancak resmiyette olmadığı için karmaşa yaratan bir durumun resmileşmesidir. T.B.M.M. oturumları takip edildiğinde şu gerçekle karşılaşırız. Günümüzde tamamen yerel sorunlarla ilgilenen, ilinin sıkıntılarını önergelerle duyurmaya çalışan ve belki de sadece ilinde tanınan milletvekilleri vardır. Bunun yanında partisinin genel merkezine bağlı, ülkenin topyekûn sorunları ile ilgilenen, bu yönde konuşan ve milletvekili adayı olduğu ilde de yeterince kendini tanıtma imkânı olmayan milletvekilleri de vardır. Bu durum seçmenlerin de dikkatini çeker ve bazen ilinde gösterilen bu ‘kontenjan adaya’ burun kıvırılarak bakılır. Hâlbuki kontenjandan gelen milletvekili adayının bu işte bir kabahati yoktur. Vekil adayı kendisine verilen görevi yapmıştır ve farz-ı muhal Antalya’dan milletvekilidir ama Giresun’un fındık fiyatları ile daha çok ilgilenmek zorunda kalmıştır. İşte Türkiye Milletvekili unvanı bunun için var olmalıdır.
Yapılan son değişiklik ile milletvekili sayısı 600’e yükselmiştir. Bu sayının oluşturulacak yeni sistem ile artırılmasına veya azaltılmasına gerek yoktur. Bölge milletvekili sayısı 500’e çekilir ve illerin nüfusu nispetinde tekrar düzenlenir. Bunun dışında 100 kişilik bir Türkiye Milletvekili kontenjanı ayrılır.
Kurulacak olan bu yeni sistemi için ayrı bir sandık kurulmasına lüzum yoktur. İl Milletvekili için ayrı aday, Türkiye Milletvekili için ayrı aday zaten birden çok sandığın kurulduğu seçim sistemimize külfetten başka bir şey değildir.
Siyasi partiler 500 bölge milletvekili için il il adaylarını belirler. Bunun dışında 100 kişilik bir bölge milletvekili listesi de oluşturulur. Türkiye Milletvekili adayları tüm partiler tarafından yayınlanır ve seçim günü oy kabinlerine bu listeler asılır. Bir kişi partinin isteğine bağlı olarak hem Türkiye hem de bölge milletvekili adayı olarak gösterilebilir. Türkiye milletvekili olarak seçilen kişi aynı anda bölge milletvekili olamaz ve kazanılmış hakkı, aday listesinin bir alt sırasındaki adaya geçer.
Ülke genelinde yapılan ‘bölge milletvekili seçimi’ aynı zamanda Türkiye Milletvekili seçimi işlevi görür. Bölgede atılan her oy, aynı zamanda Türkiye genelinde ortaya çıkan seçim sonucuna göre partilerin kaç tane Türkiye Milletvekili çıkaracağını da belirler.
Öncelikle Türkiye Milletvekili Sistemi’nin 1 Kasım 2015 seçimlerinde uygulanması durumunda milletvekili dağılımının nasıl olacağını inceleyelim:
AKP               49,50 %         50 Türkiye Milletvekili
CHP               25,31 %         25 Türkiye Milletvekili
MHP               11,90 %         12 Türkiye Milletvekili
HDP               10,76 %         11 Türkiye Milletvekili
SAADET       0,68 %           1 Türkiye Milletvekili
BBP               0,54 %           1 Türkiye Milletvekili
Diğer              1,32%            0 Türkiye Milletvekili
Görüldüğü üzere oy oranı 49,50% olan parti 49+1=50 Türkiye Milletvekili çıkarabiliyorken, 25,31% olan parti 25+0=25 Türkiye Milletvekili çıkarmaktadır. Oy oranı 0,54% olan bir parti de oranı 0,50%’yi geçtiği için bir Türkiye Milletvekili çıkarabilmektedir. Bu durumda ‘Türkiye Milletvekilliği için seçim barajı 0,50%’dır’ diyebiliriz.
Bu tabloyu görünce, ‘bu sistemin getirisi nedir’ diye düşünebilirsiniz. Yüzde on seçim barajının uygulandığı bir sistemdeki oy dağılımı ile yüzde beş seçim sisteminin uygulanıp üstelik partisinden bir milletvekilini meclise gönderme şansı olduğunda olacak oy dağılımının birbirinden farklı olacağına şüphe yoktur. Üstelik bu hâlde bile Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi birer milletvekili çıkarabilmektedir.
Oy oranlarının birbirine daha yakın olduğu 3 Kasım 2002 seçimlerinde bu sistemin tatbik edildiğini düşünürsek şu sandalye dağılımı ile karşılaşırız:
AKP               34,28%          34 Türkiye Milletvekili
CHP               19,39%          19 Türkiye Milletvekili
DYP               9,54%            10 Türkiye Milletvekili
MHP               8,36%            8 Türkiye Milletvekili
Genç Parti     7,25%            7 Türkiye Milletvekili
DEHAP         6,22%            6 Türkiye Milletvekili
ANAP            5,13%            5 Türkiye Milletvekili
SAADET       2,49%            2 Türkiye Milletvekili
DSP               1,22%            1 Türkiye Milletvekili
YTP                1,15%            1 Türkiye Milletvekili
BBP               1,02%            1 Türkiye Milletvekili
Yurt Partisi    0,94%            1 Türkiye Milletvekili
İşçi Partisi     0,51%            1 Türkiye Milletvekili
Diğer              2,50%            4 Türkiye Milletvekili
Tam on üç partinin parlamentoda temsil edilebildiği bu hesaplamada, matematik hesabının sisteme uymadığı düşünülebilir. Bunun sebebi ise seçime bağımsız adayların da girmiş olması ve seçime katılan siyasi parti sayısının fazlalığıdır. 0,50% seçim barajına göre eksik kalan dört Türkiye Milletvekili, barajı aşmış partilerin oy oranı nispetinde paylaştırılarak yüz rakamının bulunması sağlanır.
Günümüzde uygulanan sistem ile cumhurbaşkanı seçimi ile milletvekili seçimi ayrı ayrı yapılmaktadır. Seçmenin, düne kadar ‘oyum boşa gitmesin’ diyerek yaptığı seçimler artık tarihe karışmıştır. ‘Oyum boşa gitmesin’ tercihi ancak güçlü cumhurbaşkanı adayı – zayıf cumhurbaşkanı adayı ikileminde seçmenin tercihini etkileyebilir.
Hâl böyle iken milletvekili seçiminde barajın yüzde beşe çekilmesi ve Türkiye Milletvekili Sistemi ile yüzde 0,5’e kadar düşürülmüş seçim barajı ile gerçekten desteklediği partinin en azından birinci sıra adayını (muhtemelen liderini) T.B.M.M.’ye göndermek, seçmenlerin gerçek tercihlerinin parlamentoya yansımasının sağlanması için fevkalade önemlidir. Umuyorum bu sistem gerçekleşir ve baraja takılan temsil sistemi demokratik bir hâle gelir.
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.